Teknelerin ruhu

Teknelerin ruhu var mı? … Ben her zaman öyle inanırım… Şimdiye kadar sahip olduğum, seyire çıktığım veya çalıştığım her tekneye, ruhu varmış gibi davrandım.

Öte yandan, denizcilik folkloru, efsaneleri ve hikayeleri bana hep çok keyifli ve ilginç gelmiştir. Teknelerin ruhları olduğuna neden ve nasıl inanıyorum? Denizcilik efsaneleri ve tarihinden yardım alarak anlatmaya çalışayım.

Teknelerin ruhu - Njord
iskandinav deniz tanrısı - Njord

Eski zamanlarda, teknelerin ruhları olduğuna inanılırdu. Yeni bir gemi / tekne inşa edildiğinde de, deniz tanrılarının bu yeni gemiyi kollayıp gözetmesi için tanrılara değerli bir kurban sunulması da bir zorunluluktu. 

Efsaneler, bu kurbanın çoğunlukla bir insan olduğunu anlatır… Bir bakire kadın… Kadim denizciler, tanrılara kurbanlarını sunduktan sonra, gemilerine isim verip, ilk yolculuklarına başlarken kurban edilen insanın başını geminin burnuna yerleştirlermiş. 

Bu kurbanı kabul eden deniz tanrıları Poseidon (Roma mitolojisinde Neptün) ve Aeolus, (İskandinav mitolojisinde Njord) gemiyi ve mürettebatını hükümdalıklarına (denizlere) kabul eder, korur ve kollarlarmış.

Teknelerin ruhu nasıl oluşur

Geminin burnuna asılan kurbanın başı zaman içinde kendi kendine düştüğünde tanrıların sunulan kurbanı kabul ettiğine ve kerban edilen genç kadının ruhunun gemiye geçtiğine inanırlardı. Bu nedenle, eski denizci inanışlarında; bir tekne / gemi her zaman “dişi” olarak anılır, çünkü onun içinde deniz tanrılarına kurban edilen o bakire bir kızın ruhu vardır.

Yine aynı nedenle, gemide kadın bulunmasının şanssızlık getireceğine inanırlardı. Çünkü inanışa göre teknenin dişi ruhunun, gemideki kadını kıskanması ve huysuzluk yapması kaçınılmazdı.

İskandinav fiyortlarında, Eski yunan ve Fenike tersanelerinde yapılan bu gemi kutsama törenlerinin üzerinden yıllar, yüzyıllar geçer… İnsanlık evrim geçirir ve medeniyet merdivenini tırmanmaya başlar, insan kurban etme geleneği, karanlık bir parça olarak insanlık tarihine gömülür. Ama teknelerin, gemilerin ruhuna dair deniz geleneği evrilerek devam eder… Kurban edilen gerçek insan vücutlarının yerini, gemilerin başlarını süsleyen, el oyması güzel kız figürleri alır. Ve bu heykeller Figurehead – Baş figürü olarak adlandırıldı.

Bugün bile bir teknenin isim koyma töreninde de kurban vermek geleneğin yaşayan bir parçasıdır… En değerli içkiniz bakirenin kanının yerine geçer (çoğu durumda şampanya)… Tanrılarsa sunduğunuz bu armağanı önce güverteye, gövdeye dökersiniz… birazını Aelous için havaya savurur, birazını Poseidon için suya sunarsınız… Sonra çoğunluğu pruva yakınında… baş figürü yakınına… Son bir yudumu da kendiniz için saklarsınız… Teknenizle bir olmabilmek için.

Teknelerin ruhu - ilk teknemiz Badem
ilk teknemiz Badem

Bugün tekneler, yelken, gezi yapmak çok konforlu, bir çok teknolojik ekipman hizmetimizde. Bilim ve mantık günümüz denizciliğinin her alanında, hatta baskın. Ama benim gibi romantikler hala teknelerini (veya deniz yoldaşlarını) yaşayan varlıklar olarak görüyor, onlarla konuşuyor, mutlu etmeye çalışıyor. Karar sizin 🙂

Denizle, sağlıcakla, selametle kalın.

Mustafa Aksüt

Yorum Yapın