Denizcinin Batıl İnançları II

İlk olarak Naviga Magazin’de yayınlanmıştır. © Naviga

Denizcilikte batıl inanışların çoğunluğu gelenek, efsane, öykülere dayalı söylentilerden oluşuyor. Denizcinin, balıkçının hayatında iyi veya kötü şans getiren her türlü emare, sembol ve işaret zamanla inanışlar haline gelmiş.  Belki de bir çoğunuz gibi, ben de bu batıl inançların çoğunu hurafe olup olmadığına bakmazsızın, düzenli uygular oldum…

Nerede kalmıştık…

Denizde batıl inanclar 12

Asla Teknenin adını değiştirme

Daha öceden isim verilmiş bir teknenin/geminin adınınn değiştirilmesi denizcilikte kötü şans olarak
kabul edilir. Efsaneye göre, isim verme töreni ile her geminin adı, deniz tanrılarının “Mavilikler Defterine” kaydedilir, bu yüzden Poseidon’a (Deniz Tanrısı) ve Aelous’a (rüzgar Tanrısı) haber vermeden adı değiştirmek onların gazabına neden olacaktır.

Başka bir açıklama ise, deniz tanrıları her
tekneyi/gemiyi ismiyle tanır, korur ve kollarlar. Deniz tanrılarının bilgisi olmadan teknenin adı
değiştirildiği zaman tanrılar teknenin izini kaybederler ve artık onu kollayıp, koruyamazlar.

Gerçek hayatta ise, geminin adının değiştirlmesi ile ilgili batıl inanç tamamen yarattığı pratik sorunlara
dayanmaktadır. Eski çağlarda ticaret gemileri, düzenli gittikleri limanlarda isimleriyle tanınır, itibarları
isimleri ile gelişirdi. Bu ticari seyirler sırasında geminin adının değiştirilmesi kaptan ve mürettebat için
ikmal, eğlence, korunma gibi birçok soruna yol açardı. Kumanyası, malzemesi, desteği ve morali eksik
bir gemide de işlerin yolunda gitmesi mucize olabilirdi ancak.

Bir teknenin adının değiştirilmesi gerekiyorsa, bu işlem kadim geleneklere uygun şekilde yapılmalıdır.

İlk aşama teknenin/geminin eski adının gemiden ve tanrıların kayıtlarından silinmesidir. Ad silme töreni öncelikle teknenin orijinal adını bir kağıda yazmayı, katlayıp bir kutuya yerleştirmekle başlar. Daha sonra daha kutu yakılmalı ve gelgit dışarı çıkarken küller denize atılmalıdır. Bu arada teknenin Orijinal adı teknenin her yerinden silinir. Buna, etiketler, isim işli minderler, usturmaça kılıfları da dahildir. 

Yeniden adlandırma töreni ancak teknenin adının geleneğe uygun bir şekilde silinmesinden 24 saat sonra yapılabilir.

Denizde batıl inanclar 13

Tekne isimlendirme gelenekleri ve törenleri geniş ve keyifli ve başli başına ayrı bir yazı konu.

Denizcinin Batil inanclari

Teknede Kadın

Bir diğer yaygın denizci inanışı, teknede/gemide bir kadın bulunmasının kötü şans getireceğidir. Bu inancın kökeni gemi isim koyma ritüeli ile bağlantılıdır. Söylenceye göre, eski zamanlarda tekneye ad koyma töreni için edilen tanrılara bakire bir dişi kurban edilirdi. Kurban edilmiş bakire kızın ruhunun teknede beden bulduğuna inanılırdı. İnanışa göre, teknede başka bir kadın bulunduğunda, ruhu dişi olan tekne, diğer dişiyi kıskanır ve huysuz davranmaya başlar. 

Söz dinlemez, durması gerektiği zaman durmaz, gitmesi gerektiği zaman gitmez. 

Bu batıl inancın gerçek hayat açıklaması ise, eski çağlarda gemilerde bulunan kadınlar mürettebatın tutkularını uyandırarak, dikkatini dağıtır ve tayfa arasında kıskançlığa neden olurlardı. Mürettebatın dikkati dağıldığında ve/veya tayfa birbiriyle çatıştığında, bir gemide işerin yolunda gitmemesi de çok şaşırtıcı bir sonuç olmaz.

Neyse ki, bu eski deniz inanışı günümüzde artık sadece folklorik bir unsur olarak yaşıyor. Çağımızda birçok kadın yelken yarışçısı, gezgin ve kaptan olarak dünya denizlerinde dolaşmakta. Profesyonel anlamda ise askeri ve ticari, yolcu, yük ve balıkçı filolarında birçok kadın kötü şans endişesi olmadan çalışmaktadırlar.

Kulakların delik olsun

Eski dönem korsanları hep küpeli olarak resimlenir ve canladırılr. Çünkü korsanlar (ve denizciler) bir
kulağı delerseniz, karşı taraftaki gözde görüşün olağandışı gelişeceğine inanıyorlardı. O dönem birçok
denizci, balinaları veya diğer gemileri izleyebilmek, görüş yeteneklerini geliştirmek için kulaklarını
deler ve küpe takardı. Bu konudaki diğer bir eski inanış ise küpeli veya dövmeli denizcilerin
boğulmayacağı yönündeydi.

Dövme Yaptır

Eski zaman denizcileri sembollerin ve alametlerin gücüne inandıkları için, genellikle iyi şans getirmek veya talihsizliği önlemek için çeşitli dövmeler yaptırıyorlardı. Örneğin, vücutlarında kazınan yıldız veya pusula gülü dövmelerinin onların sağ salim eve dönebilmelerine yardımcı olduğuna inanırlardı.

O dönem denizcilerinin bir çoğu yüzme bilmezdi. Boğulmalarını önlemek için horoz veya domuz dövmeleri yaptırırlardı. İnanışa göre, olası bir deniz kazasında Tanrılar, horozları veya domuzları
görüp insafa gelecek ve denizcileri alarak güvenli bir şekilde karaya döndüreceklerdi.

Bu batıl inanç, bir gemi enkazından arta kalan yegane canlıların horozlar, tavuklar ve domuzlar
olmasından kaynaklanıyordu. Aslında gerçekte, domuzlar yüzebiliyor, tavuk ve horozların ahşaptan
yapılma taşıma kafesleri de onların yüzeyde kalmasını sağlıyordu.

Yumurta kabuklarını mutlaka ufala

Bir denizci yumurta kabuklarını her zaman küçük parçalara ayırmalıdır. Çünkü iyice ufalanmamış
yumurta kabukları, bir cadı tarafından bulunup alıp yelkenli olarak kullanılabilir. Denize açılan cadılar gemileri batıracak fırtınalar yaratacak büyüler yapabilir.

Yanlızca denizciler değil, 19. yüzyılda İrlandalı göçmenler, Amerika’ya göç ederken kendilerine eşlik eden, şans getirip kollayan perilerin, tekne bulup İrlanda’ya dönmelerini önlemek yumurta kabuklarını kırarlardı.

Hayvanlara ilişkin alametler

Eski denizcilerde çeşitli hayvanların davranışlarını alamet olarak yorumlamak da oldukça yaygın bir
inanıştı. Bazı hayvanların kendini göstermesi veya bazılarının öldürülmesi iyi veya kötü şans anlamına
geliyordu. Bu inanışlar genelde saf batıl inanç olarak görünüyor olsa da, bazılarının mantıklı
açıklamaları da var… Örneğin, deniz kuşlarının karaya yakın bölgelerde görülmesi gibi…

denizde batil inanclar

Denizci inanışlarındaki en yaygın hayvan alametleri …

Köpekbalıkları ölümün işaretidir. Gemiyi takip eden bir köpekbalığı kaçınılmaz ölümün bir işareti olarak algılanırdı. Aslında köpekbalıklarının gemileri takip etmesinin gerçek nedeni, kamarotun kıç güverteden denize döktüğü balık veya yiyecek kalıntılarını yemekti. 

Öte yandan, gemi ile birlikte yüzen Yunuslar her zaman iyi şans belirtisi idi. Ve tabii ki bir yunusu öldürmenin de geminin üzerine kaçamayacakları bir lanet getireceğini de bilirlerdi.

Deniz kuşlarının ölen denizcilerin ruhlarını taşıdığı inanılırdı. Bir deniz kuşu görmek iyi bir alâmet, bir
deniz kuşu öldürmek ise kötü talih belirtisi kabul edilirdi. Be eski inanışa göre kırlangıç, albatros veya
martı gibi deniz kuşlarını görmek her zaman iyi şans bir işaretidir. Bazı İskandinav bölgelerinde
karabataklar iyi alamet olarak kabul edilir. Özellikle, Norveç geleneğinde denizde kaybolan
denizcilerin ruhlarının, karabatak kılığına girip, sevdiklerini ziyarete geldiklerine inanılırdı.

Tavşan kötüye alamettir. Denizcilikte, gemide tavşan bulundurmanın kötü şans getireceğine inanılırdı.
Hatta sadece “Tavşan” kelimesinin kullanılması bile kötü bir alamet olabileceği için, denizciler onları
“uzun kulaklı hayvan” olarak adlandırırlardı. Teknelerinde bir tavşan bulan denizciler, genellikle o gün
denize çıkmazlar ve evde kalırlardı.

Diğer denizcilerin batıl inançları.

– Gemide somon olması kötü şans getirir.
– Gel-git yükseliyorken hiç bir hasta ölmez.
– Giysinin yakasına dokunmak iyi şans getirir.
– Din adamları gemide hoş karşılanmaz.
– Gemide bir şapka kaybetmek, o yolculuğun uzun süreceği anlamına gelir.

ve… Bir teknenin “kedisi” olması iyi şans getirir. (Deniz/tekne kedileri yazısını okuyun)

 
Denizde batil inanclar 11

Denizle, sağlıcakla, selametle kalın.

Mustafa Aksüt

Yorum Yapın