Tasarım Özellikleri
Okyanus Yelkenlileri neden farklı?
Tekne ile dünyayı dolaşmak belki de yeryüzündeki en yaygın hayallerden biri. Doğal olarak, dünya gezgini denizci olabilmenin en önemli unsurlarından biri de bu yolculuğa uygun bir tekne ile yola çıkmak.
Bu yazıda dünya gezgini yelkenli kategorisindeki teknelerin tasarım karakteristikleri, ortak özellikleri dolayısıyla temel tasarım oranları, karina ve salma tiplerine göz atalım.
Tekne tipi, tasarımı, donanımı ve karakteristikleri genel kullanım amacına ve seyir tipine göre farklılık gösterir. Seyir tipi sınıflandırması coğrafi deniz alanına göre 4 kategoriye ayrılır.
- İçsel/Karasal Seyir (Inland): Göl, iç deniz, nehirlerde yapılan seyirler.
- Kıyı Seyri (Coastal): Kıyının gözle görülebildiği mesafeler içerisinde yapılan seyirler.
- Açık Deniz Seyri (Offshore): Kıyının gözle görülemediği mesafeler içerisinde yapılan seyirler.
- Okyanus Seyri (Blue Water): 48 saat ve daha uzun sürelerle kıyının gözle görülmediği mesafelerde yapılan seyirler, okyanus geçişleri.
Her deniz alanının kendine has zorlukları vardır ve farklı bilgi ve teknikler gerektirirler. Çoğu denizci yalnızca iç sularda veya kıyı sularında seyreder ve kumanya, su, yakıt, acil yardıma daha kolayca ulaşabileceği bir mesafede kalır.
Okyanus seyri, denizci için birçok ekstra beceri ve ekipman gerektirdiği gibi, bir okyanus teknesi de tasarım ve donanım olarak farklı özelliklere sahip olmalıdır.
Okyanus teknesinin karakteristikleri, Menzil, Gövde Tasarımı / İnşa Kalitesi, Arma ve Donanım başlıkları altında ele alınabilir.
Okyanus Yelkenlilerinin Menzili
Teknenin menzilini belirleyen unsurlar, yakıt depolama kapasitesi, su ve enerji üretme ve depolama kapasitesi olarak özetlenebilir. Özellikle yakıt kapasitesi okyanus teknelerinin çoğunlukla yelkenli olmasının başlıca sebebidir.
Burada yine ölçek, hedeflenen rotanın uzunluğu ve koşulları ile ilgilidir. Örneğin yaygın okyanus rotaları arasında en uzun geçiş muhtemelen Galapagos-Markiz adaları geçişi 3bin deniz mili bir mesafeden oluşur. Genelde 20-22 günde tamamlanabilen bu rota için ihtiyaç duyulacak yakıt, su, enerji miktarları hesaplanır ve yolculuğa başlamadan önce rota için gerekli (enerji ve su) üretim ve stoklama kapasitesi belirlenir.
– Tatlı su: kişi başı günlük minimum 10 litre/gün (2x10x22) x 1.3 Emniyet payı = Toplam 572 Litre
– Enerji: Günlük ortalama 3600 Watt (300Ah / 12V)
– Yakıt (dizel) : Günlük minimum 20 litre x 1.3 Emniyet payı = Toplam 572 Litre
- Bu hesaplamalar genel ortalamalar kullanılarak yapılmış, temsili rakamları gösterir.
Kısacası 3bin millik rotayı yapmaya hazırlanan teknenin günlük 300 Amper (12V) enerji üretme/depolama, Günlük 50 litre tatlı su üretme/depolama ve toplam 550-600 litre yakıt depolama kapasitesi olmalıdır.
Okyanus yelkenlileri ile kıyı seyri gezi tekneleri arasındakı en bariz farklardan birisi, depolama, su ve enerji üretebilme kapasiteleridir.
Gövde Tasarımı
Kıyı seyri ile, Okyanus seyri arasındaki diğer bir fark da, yolculuk sırasında teknenin maruz kalacağı hava ve deniz koşullarıdır. Rotaların uzunluğundan (ya da hava tahminlerinin uzayan zaman dilimlerinde tutarlılığını yitirmesinden) dolayı Okyanus tekneleri daha zorlu hava ve deniz koşullarında güvenli ve stabil seyir yapabilecek şekilde dizayn edilirler.
Yelkenli tekne tasarımı, tekne boyu, eni, su hattı boyu, deplasman ağırlığı, ağırlık merkezi, yüzerlilik merkezi, borda ve karina formu gibi çok sayıda değişkenin, hedeflenen amaca uygun bir biçimde dengelenmesi olarak özetlenebilir.
Tasarım aşamasında birçok tasarımcı, tasarladığı teknenin özelliklerinin daha kolay anlaşılabileceği bazı temel formüller kullanır. Bu formüllerle üretilen oranlar, bir gösterge niteliğinde olup, bir teknenin denizde nasıl performans göstereceğine dair oldukça iyi bir fikir verebilir.
Temel tekne tasarımı oranlarını anlamak, bir denizciye, farklı tasarımları karşılaştırmak, kendi ihtiyaçlarınıza ve seyir tarzınıza daha uygun tasarımları belirlemek için çok yardımcı olacaktır.
Temel tekne tasarım oranları
Salma (Ballast) oranı – The Ballast Ratio
Salma oranı basitçe tekne ağırlığının ne kadar kısmının salmadan (ve/veya safra) geldiğini ifade eder.
Genel kural olarak Okyanus Yelkenlileri %30-40 aralığında salma oranına sahip olmalı denebilir. Yaygın kanı, salma oranı arttıkça teknenin stabilitesinin de artacaği yönündedir. Bu varsayım genellikle doğru olsa da, teknenin formu, arma dizaynı, yelkenlerin efor merkezi ve toplam seyir ağırlığı (su, yakıt, kumanya vs) gibi diğer başka parametrelerle birlikte ele alınmalıdır.
Deplasman/Boy Oranı - The Displacement/Length Ratio
Bu oran teknenin hız potansiyeli hakkında fikir verir. Deplasman/Boy oranı ne kadar düşükse, teknenin sahip olduğu hız potansiyeli o kadar fazladır.
Denge oranı gibi, D/B oranı da eklenen seyir yükünden etkilenecektir. Daha ağır bir tekne, performansında fazla bir değişiklik olmaksızın eklenen yükü kaldırabilir.
D/B su hattı uzunluğunda çalıştığından, yalnızca teknenin (düz) dikey veya dikeye yakın seyrederken göstergesidir. Tekne yattığı anda su hattı uzunluğu da, D/B değeri de değişir. Bundan dolayı değerlendirilen teknenin nasıl bir gövde şekline sahip olduğunu bilmek de önemlidir.
Özelikle gezi sınıfı için, teknenin sert hava koşullarında nasıl davrandığı önemlidir. Suya iyi “oturan” bir gövde farklı yönlerden dalgalara daha dirençli olacaktır. Genel kanı olarak D/B oranı 200’ün altındaki tekneler yarış sınıfında kabul edilir. Daha sert açık deniz koşullarına uyum sağlayan D/B 250-350 değeri, Okyanus yelkenlileri için ideal aralıktır.
Yelken Alanı/Deplasman Oranı - The Sail Area/Displacement Ratio
Bu oran, yelken alanı ile tekne ağırlığı arasındaki ilişkiyi ifade eder. Önceki iki oran gibi, boş ağırlık/tam yüklü seyir ağırlığı arasındaki değişim bu oranı da doğrudan etkiler.
Yelken Alanı/Deplasman oranı, bir otomobilin beygir gücü-ağırlık oranına benzer, yelken alanı gücün bir ölçüsüdür ve tekne ağırlığı da, dalga yaratan bir sürtünme etkisinin göstergesidir.
Teknenin harekete direncinin temel bileşenleri sürtünme ve dalga oluşumudur; dalga oluşumu hız ile orantısız bir şekilde arttığından, Yelken Alanı/Deplasman oranı orta ila şiddetli hava koşullarında performansın göstergesi olarak da düşünülebilir.
Genel kanı olarak, yelken alanı/deplasman oranı 15’in altında olan bir tekne düşük güçlü/yetersiz yelken alanlı olarak kabul edilir; 15’in üzerindeki değerler, iyi performans göstergesi olarak kabul edilir. 18 ila 20’nin üzerindeki herhangi bir değer yüksek performası işaret etse de, teknenin bu yüksek güçten sağlıklı verim elde edebilmesi için yeterli stabilite ve görece düşük Deplasman/Boy oranına da sahip olması gerekir. Okyanus Yelkenlileri için ideal yelken alanı/deplasman oranı aralığı 15-18 olarak kabul edilir.
Farklı tekneler için YA/D oranlarını karşılaştırırken, yelken alanı ve deplasman değerlerinin her tekne için aynı şekilde ölçüldüğünden emin olmak önemlidir. Her ne kadar genel kural olarak YA/D oranları ana yelken ve %100 ön yelken alanı (jib) kullanılarak hesaplansa da, bazı üreticiler bu hesaplamalarda örtüşen genoa alanlarını hesaba katıp daha yüksek oranlar sunabilmektedir.
Alabora Eğilimi Oranı - The Capsize Screening Formula
1979 yılında Fastnet yarışının felaketle sonuçlanmasına neden olan fırtınanın ardından geliştirilen alabora eğilimi formülü, bir teknenin alabora olma eğilimini gösterir.
Değeri 2’nin altında olan teknelerin alabora olma olasılığı, değeri daha yüksek olan teknelere göre daha düşüktür. Açık denizde, zorlu hava koşullarında seyir yapmak üzere tasarlanan okyanus yelkenlileri için alabora eğiliminin 2’nin altında olması beklenir. Bu değer ne kadar düşükse, teknenin alaboraya direnci o kadar fazladır.
Bu oran, daha geniş teknelerin alabora olmasının daha zor olduğunu ve yeniden doğrulmasının daha zor olduğunu ve daha ağır teknelerin de alabora olmasının daha zor olduğunu varsayar.
Hareket Konfor Oranı
Ünlü tekne tasarımcısı Ted Brewer tarafından geliştirilen “Hareket Konfor Oranı” benzer formdaki teknelerin deniz durumuna reaksiyonu ve denizci için oluşturduğu konforu ifade eden kompleks bir formüldür.
Brewer’ın kendi sözleri ile “X yüksekliğinde bir dalgaya giren bir teknenin, yukarı doğru hareketin hızı, teknenin ağırlığına (deplasman) ve üzerinde hareket ettiği su hattı alanına bağlıdır. Daha fazla ağırlık (deplasman) veya daha az su hattı alanı, herhangi bir deniz durumu için daha yavaş hareket ve daha fazla konfor sağlar. “
Hareket Konfor Oranı değeri farklı tasarımlarda 0 ile 80 arasında değişir (daha yüksek oran = daha yüksek hareket konforu).
1980-90 ların klasik, ağır gezi yelkenlileri 40 civarında otururken, modern tasarım yarış/gezi klasmanı teknelerin skoru 20-25 arası olur. İyi donanımlı modern bir Okyanıs Yelkenlisinin Hareket Konfor Oranı 30’dan az olmamalıdır.
Genel kanı olarak Hareket Konfor Oranı aralıkları;
20 -30: Kıyı Seyri Gezi Sınıfı
30-40: Ortalama Okyanus Yelkenlisi
40-50: Ağır Okyanus Yelkenlisi
50+ : Çok Ağır Okyanus Yelkenlisi
Yukarıda özetlediklerim, tekne tasarım oran ve parametrelerinin yalnızca küçük bir kısmı diyebilirim. Tekne tasarımının tavizlere dayalı bir sanat/bilim disiplini olduğu düşünüldüğü zaman, bu oranların hiçbiri tek başına bir tasarımı değerlendirmeye yeterli olmayacaktır. Tekne tasarımında her parametrenin kendine has limitleri vardır. Dolayısıyla teknenin yalnızca bir karakteristiğini optimize etmek, bazı alanlarda daha iyi sonuçlara, bazı alanlarda da zayıflamaya yol açar.
Bu tasarım oranlarının hiç biri için hedeflenen kesin rakamlar, sonuçlar bulunmaz ve her alanda mükemmel performans veren bir tekne yalnızca bir ütopyadır. Özellikle Okyanus yelkenlileri üzerine çalışan tasarımcılar, dizayn teknenin sahip olmasını istediği özellikleri bir arada düşünerek tüm bu faktörleridengeleyip, ideal sonuca ulaşmaya çalışırlar.
Denizci için bu oranları anlamak, tekne seçimi yaparken, tasarımı daha kolay anlamaya, farklı tasarimlari kağıt üzerinde karşılaştırabilmeye yardımcı olur.
Denizle, sağlıcakla, selametle kalın.
Mustafa Aksüt
Okumaya devam et… Okyanus Yelkenlileri II >>>
Table of Contents
Toggle
